12 Şubat 2014 Çarşamba

Inside Llewyn Davis


Herkesin başardığı, diğer herkesin onların başarı öykülerini anlattığı zamanlarda geçen bir başarısızlık hikayesi anlatıyor Coen kardeşler. Hep nefret edilen, sürekli kaçınılan başarısızlık gerçekliğine dair değil ama her şey, her Coen filmindeki kuru mizah ile gelerek her sahneye sine sine işleyen melankoli kuruyor filmi. Çünkü hikaye odaklı olmaktan çok karakter odaklı bir film Inside Llewyn Davis, ki Coen'ler de söylediler Cannes'da; plotu olduğu pek söylenemeyecek bir film diye.

Inside Llewyn Davis, her şeyiyle bir kış filmi. İşler yolunda gitmiyor gibi gözüktüğünden ziyade işlerin aslında hiçbir yere gitmiyor olduğu anların hikayesini anlatırken, tamamiyle kendi tercihleriyle yolculuğu belirlenen veya dönüp duran karakteriyle beraber varoluşçu bir film. Llewyn'in güldüren dank efektli cevaplarıyla kuru mizahın karakterinden de eksik olmaması filme farklı bir sempatiklik de kazandırıyor. Ama merak etmeden edemiyorum, başarısızlık üzerine bir filme hayranlığımı dile getirirken ne kadar başarılı olabilirim ki, eğer film sadece 100 küsür dakikayla yaşamımda yer etmemişse; tezatlar bazen iyi değildir yani. Yine de başarısızlık övgü ister, o iyidir yani bir noktaya kadar. Sürekli yüceltilen başarının ekonomik sebepler dışında yaşamsal bir önemi gösterilebilir mi zaten? Hem sarmal bir kedinin peşinde, bir orada bir burada kışı sonuna kadar soluyarak ve savunlması gerekmeyen kararlarla idame ettirilmez mi yaşam? İşte bunu hikayesinin döngüselliği içinde anlatışıyla özel bir film Inside Llewyn Davis. Ama anlatısı ve cümleleri üzerine çok heyecanlanmaya lüzum yok; afişe bak, yeter.


Ha bir de, Dave Van Ronk'un anı kitabından çokça yararlanılmış ve fikir de ordan gelmiş olsa da apayrı bir karakter Llewyn Davis. Coen'ler hem The New York Times hem de Salon'daki röportajlarında önce oyunculuk yapabilen bir müzisyen aradıklarını ama filmi taşıyacak güçte birini bulamadıklarını, ardından da müzik yeteneği de olan oyuncular arasında seçim yaptıklarını söylüyor ve Ethan Coen dalga geçerek ekliyor: "Ve biz 30 yıldır bu işi yapıyoruz, o kadar zamandan sonra bir oyuncuya ihtiyacımız olduğunu bilmemiz gerektiğini beklerdin değil mi?" Evet, sadece o cümle içindi bu paragraf.

sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla:;,

0 tepki:

Yorum Gönder

 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses