6 Ağustos 2014 Çarşamba

The Lego Movie


Lego'nun haddinden fazla büyümüş bir marka olduğunu düşünmüşümdür hep; dolayısıyla birkaç sene arayla çıkan çeşitli serilerin lego temalı lisanslı video oyunlarına hep burun kıvırmış bir oyuncu olarak film haberini duyduğumda pek şaşırmamıştım. Hatta Wall-E ve Mary and Max gibi birkaç film haricinde, izlenip sonrasında unutulacak onlarca eğlenceli animasyon filmlerin arasına girecek yeni bir film diye düşünmüştüm. Fakat eğlenceli bir kaçış seyirliği izlemek isterken en ulaşılabilir olan kendisi olunca ben de daha önce hiç ilgimi çekmemiş olan The Lego Movie'yi izlemeye koyuldum.

İzleyenin ne olduğunu anlayamayacağı kadar ortadan ama bir o kadar da klişe bir hikaye başlangıcı sunan açılış sekansıyla ön yargılarımın tamamen doğru çıkacağı ve eğlenmek isterken sıkıntıdan çatlayacağımı tam düşünmeye başlamışken önce bugünlerin parlatma isimlerinden Chris Pratt'in çok başarılı seslendirdiği ana karakter Emmet'i tanıyıp sonra kendisi eşliğinde "Everything is AWESOME!!!"ı dinleyince anladım ki Lego'dan hiç beklemediğim bir filmle karşı karşıyayım. Emmet'in bir inşaat işçisi olmasından yönlendirme bahislerine, Başkan Business'dan film boyu özdeşleşilen karakterin amacı olarak ortaya çıkan mevcut sıkıştırıcı düzenin yıkılmasına kadar Snowpiercer'dan sonra, fakat ondan çok daha doğrudan ve göze-parmak şeklinde işleyen, bu senenin bir diğer politik alt metne sahip gişe filmi The Lego Movie de. Fakat bu göze-parmak yapısı Everthing is Awesome şarkısı ile farklı bir biçim kazanıyor çünkü hali hazırda dünyamızdaki subliminal manipülasyonun sadece açıktan dile getirilmesi oluyor filmde politik eleştiri olarak işleyen birçok öge. Ancak filmin keyifli ve görece derinlikli bir seyirlik olma sebebinin bunların ötesinde, politik metnin yanına iliştirilmiş hayal dünyası ve kaçışçılığın simgelerine dönmüş kurgu karakterler olduğu kanaatindeyim. Çünkü bu eğlencelik tasarıların kullanımının mevcut düzen içerisinde bireyin zihinsel durumunu -filmin atmosferi dışında da- en iyi ifade eden şeylerden biri olduğunu düşünüyorum. Filmi de gözümde yücelten şey zaten bu, yoksa bir gişe filmi olması sebebiyle film için kullandığım "görece derinlikli" ifademe rağmen yüzeysel politik eleştirisi değil etkileyiciliğin sebebi. Zaten The Lego Movie de bu açıları ekstra olarak değerlendirilmesi gereken komik olmaktan çok eğlenceli olabilmeyi başarmış bir animasyon seyirliği. Ancak, kadın ana karakteri sebebiyle önemsediğim ve ayrı bir yere koyduğum Brave'i -malesef- sinematografik başarısızlığı nedeniyle kenara ayırabilirsek The Lego Movie'nin son yılların en iyi animasyon filmi olduğu da ortada.

tabii son olarak şu notu eklemeliyim; tüm bu cümlelerde animasyon filmler için kullanılan ifadeler ingilizce animasyon filmleri için geçerli, hem miyazaki başta olmak üzere o diyarlardan gelen güzellikleri hem de avrupa'dan çıkan tek tük animasyon filmleri bu bahislerde dışarıda tuttum, kendimce haklı sebeplerim var.
sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla:;,

0 tepki:

Yorum Gönder

 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses