23 Ağustos 2014 Cumartesi

Medianeras


Bu aralar en çok söylediğim şey günlerin haftalardan daha uzun birleşemiyor oluşu; veya bir diğerinin herhangi bir özelliğinin hoşa gitmesinin değil, bir diğerinin varlığının kişi için dayanak olabilmesinin bahsedilen romans hikayelerinin temeli olduğu. Çünkü her ne kadar kabullenmesi zor olsa da isimsiz insan ilişkileri herkesi arkadaş kılarken, diğer yandan yaşadığımız ve koşullar gereği muhtemel-geleceksiz görülen insani yakınlıklar da bu kılınmışlıklar içerisine dahil oluyor. Sonuçta savruldukça savrulan bir başına bireyler de ortaya çıkabiliyor, iticilikte öbeklenmiş gruplar da ve tabii geçiciliği can sıkıcı olsa da bir arada olmamasıyla devam edebilen insan grupları da. Medianeras bu açıdan bakınca dahi keyifli yaklaşıyor mevzuya, üstelik geçiciliğin sonucu olarak belirli tek bir varlık harici hiçbir şeye ilgi duymazken bu değerlendirme sağlamlığını koruyor.

Film, tema ve kıyısından geçilen insani kaygılar itibariyle Kaw Wai Wong'un başyapıtı Chungking Express'i hatırlatsa da, bu, yaşadığımız zamanların git gide yaygınlaşan ve daha da büyüyen problemi haline gelen kişinin yalnızlığı noktasında oluşan birleşme sebebiyle aslında birçok sanat pratiğinin kaynağı olan ve dolayısıyla birbirlerine bağlamanın ancak izleme keyfi üzerinden olabileceği anlamına geliyor. Yan duvarlar ifadesi de buradan hareketle daha değerli oluyor, çünkü bir diğerinin herhangi bir özelliği binanın arka veya ön tarafına olan ilgiye benzerken yan duvarlar o kişiyi tanımlayan gerçeklik oluyor, yani binaların estetikliği ön plana çıkarılmış tarafları değil de yan duvarlarının bir araya gelmesi, veya bunun ihtimali, iki ayrı varlığı birlikte tutuyor.

Finallerin sönüklüğü eğer öncesindeki sürecin büyülü oluşuna bağlanacaksa Medianeras bu konuda yerinde bir örnek olur. Film boyu detaylarla zenginleştirilen senaryo, filmin kendisini daha yukarıya taşıdığı gibi karakterleri de günlük yaşamın içerisine koyuyor. Bu sayede sadece ilişki kurmak kolaylaşmıyor, aynı zamanda anlatının yalnızca soyut bir düzlemde yer bulmadığını, ve çevredeki her insanın kendisiyle beraber taşıdığı şeyleri görmek de kolaylaşıyor. Fakat kapanışıyla girdiği yer, filmin iyimser hayal dünyasına fayda sağlasa da film boyu var oldukça övülen detayların özenini de silikleştiriyor. Bu sebeple tıpkı haftalardan uzununa birleşemeyen günler gibi Medianeras, o günler gerçek bir keyif hissini bir diğer haftaya taşıyamazken Medianeras, süresince dolaştığı konuların ağırlığını tavrına yakışır biçimde sona kadar taşıyamıyor. Sonuçta, her iki durumda da bir estetik varlığın takdiri kendisini, o veya bu nedenle, uzun süre devam ettiremiyor, sanırım en yazık olan da bu.

bu sefer posteri övgülerime alet etmeyeceğim, hiç konuşulmadan var olsun o poster.
sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla:;,  

0 tepki:

Yorum Gönder

 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses