24 Ocak 2013 Perşembe

Silver Linings Playbook

Daha önce sette kavga olayları yüzünden kariyeri ciddi bir çıkmazdayken The Fighter'la kendini buldu diyebiliriz David O. Russell için, çünkü Three Kings'te kavga ettiği George Clooney de, I Heart Huckabees'de kavga ettiği Lily Tomlin de The Fighter'dan sonraya denk gelen söyleşilerinde sorulara cevap verirken direkt veya dolaylı olarak kötü bir şey söylemeyip aksine övmüşlerdi Russell'ı. Elbette bu iki isim tanınan isimler olduğu için basına yansıyanları, yoksa sette herkese çattığı söyleniyordu o dönemlerde, ve benim şimdi bu söylediklerim The Fighter'dan sonra yeterince yazılmış, konuşulmuştu ancak Silver Linings Playbook'tan sonra bu adamda sevdiğim bir şey olduğunu farkedince ben tekrar geriye döndüm.


Film Amerikan sinemasının sıradana bakışında tahmin edilebilir bir noktada duruyor olsa da kendisini ayıran nokta David O. Russell'ın varlığı. Kendi oğlunun da obsesif kompülsif bozukluğa sahip bir manik depresif olması elbette filmi onun için kişisel bir noktaya oturtuyor, fakat daha ötesinde The Fighter da benzer hislere sahipti benim için, dolayısıyla Russell'ın filmiyle olan samimiyeti bence burada önemli olan. -daha önce pek beğenilmeyen filmi I Heart Huckabees'i de beğenmiş olmama rağmen- The Fighter'ın "her şeyin tesadüfi bir şekilde bir araya" gelmesiyle ortaya çıktığını ve filmin çoğunlukla stüdyo mantığına dayalı olarak çekildiği görüşündeydim, ta ki New York Times'la yaptığı söyleşiyi izleyene kadar. Her zaman için, pek-de-başarılı-olmayan ve bir-şekilde-yaşayan insanların dahil olduğu hikayelere daha fazla ilgi duydum, fakat bunların ortaya konuluş biçimi ve bakış açısı benim için büyük önem taşıyor. İşte Russell'ın da bu noktada, ilgimi çekmeyen ama hoşuma giden bir yaklaşımı var; karakterlerini yaşadıkları çevreden soyutlamaması kadar o çevreyi göze sokmadan ama etkili biçimde yansıtması ve dışarıdan önemsiz görünen şeylerin anlık büyük problemlere dönüştüğü çatışma anlarında ortaya çıkardığı uygunsuzlukları son iki filmini de günlük yaşam problemlerine değinmeyen, onları yansıtan bir hale sokuyor.

Sonuç olarak Silver Linings Playbook, yine tamamiyle tanıdık bir seyre sahip ama The Fighter kadar güzel olmasa da detaylarıyla benzerlerinden ayrılan, Oscar yarışındaki bir David O. Russell filmi.

sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla:;,

0 tepki:

Yorum Gönder

 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses