22 Ocak 2011 Cumartesi

The Fighter


The Fighter'ı izlerken Hollywood ve festival filmleri arasında yapılan kıyaslar, tartışmalar geldi aklıma. Bunun üzerine bir şeyler karalamayı düşündüm, hatta filmden sonra birkaç kez denedim de ama sonra bunun beyhude bir çaba olduğunu farkettim. Sonuçta birileri fotoğraf slaytlarına "sanat filmi" deyip bunu eleştirenlere göz ucuyla bakıyor da başka birileri, buram buram para kokan bir ticari filmi izlemeyip de bir şeyler anlatma derdinde, biraz daha derinliği olan filmleri izlemeye kalkanlara "entel" deyip dalga geçmiyor mu? Yani bu kendilerini biçimlere bağlayan insanlara hiç yakınlaşmayıp sinema adına yapılan güzellikleri de kaçırmamalı diye düşünüyorum, benim gözümde hepsi sanat çünkü.

İçinde sıradanlıklar barındıran bir film de olsa, yer yer duyduğumuz o klasikleşmiş güzel şarkılar aslında filmde o sıradanlıkların rahatsız edici olmadığını hissettirdi bana, yani amaç sadece bilindik şekillerde ilerleyen bir hikaye kurgusu değildi, bir yaşam vardı filmde. Sinema dilinin tüm etkileyiciliğiyle o yaşamı bize verdi film. Zaten bir boksörün kendi kahramanı olan abisinin gölgesinden kurtulmaya çalışması, ailesi kendisini geri plana atıyor gibi hissetmesi ve bir yükselme süreci değildi sadece hikayede olan, bir insanın kendisi olarak var olabilmesiydi. Ama benim asıl bahsetmek istediğim Christian Bale; daha filmin ilk yarım saatinde, ne yapıyorsun sen be adam, dedim kendi kendime sanki Bale karşımda duruyormuş gibi, gerçekten çok etkileyici bir oyunculuktu.

Wolfie: Hey, Kamboçya'lılardan nefret etmiyoruz! Beyaz adamlar bunu diğer beyaz adamlara da yapıyorlar!

Yapım öncesinde senaryo Scorsese'ye gönderilmiş fakat Scorsese yönetmeyi kabul etmemiş. Ondan sonra filmi Darren Aronofsky yönetecekken Aronofsky Black Swan üzerinde çalışmak için vazgeçmiş. Aronofsky'nin bokstan baleye kaymış olması eğlenceli bir durum oluşturmuş bence. Ama iyi ki vazgeçmiş de Black Swan'ı izleyebildik böylece.

sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla:;,

0 tepki:

Yorum Gönder


 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses