3 Eylül 2013 Salı

End of Watch



İki devriye polisinin rutinine yoğunlaşmış bir film End of Watch. Yer yer partnerlerden birisinin elindeki kamerayla ilerleyen hikaye, gerçeklik hissini verebilmek adına çoğunlukla hareketli, sallanan bir kamerayla seyirciye yansıtılıyor. Avrupa sinemasındaki bolca örneklerini tür ve duruş farklılığından ötürü bir kenara bırakırsak, son dönemde özellikle korku sinemasında fazlaca kullanılan bir teknik yani, yeni bir şey yok. Olağan ile "büyük" arasında gidip gelen olaylara müdahalelerini ve kendi yaşamlarını konumlandırışlarını izliyoruz bu iki devriye polisinin. Aksiyon filmleriyle yetişen bir neslin bir şeylere özenen insanları oldukları her sahnede biraz daha öne çıkartılıyor yönetmen tarafından. Günlük diyaloglar hem bu sebeple hem de gerçeklik hissini oluşturmada fazlasıyla önemli bir hal alıyor tabi ama onların da zaman zaman zorlamaya kaçması ortaya çıkan yapmacık görüntüye neden oluyor. Hikaye ilerlerken çok fazla göze batırmasa da bunu, ufaktan üniformalıların yanında yer alan bir film End of Watch. İnsani noktalara değinmeye çalışırken hikayenin diğer tarafını fazla göz ardı eden bir tarafı var, belki de yönetmen ve senarist David Ayer'in kendi filmografisine olan güveni sebebiyle böyle bir tercih söz konusu oluyor, fakat film özelinde konuya bakacak olursak; sıradanı takip ettiği için büyük resmi umursamayan yapısı yanlış anlaşılmaya fazlasıyla müsait bir ortamı yaratıyor. O yüzden film üzerine yorum yaparken de yorumu not olarak düşmek gereği doğuyor: hikayelerin en az iki tarafı var ve bir çatışma söz konusu olduğunda bir tarafta olmak büyük resmi görmeye engel değil.

End of Watch, içeriği problemli olmaktan öte, doğası sebebiyle tartışmaya açık olan fakat günlük yaşama yönelik arzusuyla öne çıkan ve buna rağmen yanlış "pazarlama stratejisi" izleyen bir aksiyon-drama seyirliği. Ayrıca benim bir algılama ve yorumlama sorunum yoksa eğer, o poster yazıları ve filmin izleyiciye sunumu popülariteyi fazla önemseyen yapımcı endişesinin dışavurumudur.

sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla:;,

0 tepki:

Yorum Gönder

 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses