23 Temmuz 2011 Cumartesi

Je vais bien, ne t'en fais pas


Bundan birkaç yıl önce afişiyle ilgimi çekip Mélanie Laurent'i tanımamı sağlamıştı Je vais bien, ne t'en fais pas ya da uluslarlarası ismiyle Don't Worry, I'm Fine. O zamandan beri Mélanie Laurent'i başka filmlerde izlediysem de kendisini tanımamı sağlayan bu filmi bir türlü izleyememiştim. Bugün Six Feet Under'ı bitirmemin sabahında(ya da akşamı , bu kavramlar kişiden kişiye değişebiliyor) hiçbir filmi veya diziyi izlemek için en ufak bir istek duymuyorken Mélanie Laurent'in de etkisiyle başladım Je vais bien, ne t'en fais pas'yı izlemeye.

Filmlerden önce plotları okumadığım için konusunu dahi bilmeden başladım filmi izlemeye. Bu alışkanlığım uzun zamandır birçok filmden daha fazla keyif almamı sağladı, en başta zaten plotlarını okusam izlemeyeceğim ya da izlemeyi çok uzun bir süre erteleyeceğim birçok filmi izlememi sağlamış olması bile güzel. Je vais bien, ne t'en fais pas'yı da bu sayede hikayeyi çok farklı yerlere yorup filmin yanından bile geçmediği konulara getirerek izledim ve normalde alamayacağım kadar keyif aldım.


Je vais bien, ne t'en fais pas kendisini izletmeyi bilen akıcı bir hikaye anlatımıyla izleyene çok fazla bir şey sunmayan sevimli bir drama. Benim hiçbir teoriye dayanmadan, yani tamamen kendimce naif filmler dediğim filmlerden birisi. Sadece Aaron isimli daha önce adını dahi duymadığım bir grubun U-Turn (Lili) şarkısı için bile izlenebilecek bir film.



sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla:;,

0 tepki:

Yorum Gönder

 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses