22 Nisan 2014 Salı

Dom Hemingway

12 yıllık cezasını çektikten sonra hapishaneden çıkan kasa açma ustası Dom Hemingway'in içerde kimseyi ele vermemiş olması nedeniyle kendisine olan borcu almaya çalışışını konu edinen ve isminden de anlaşılacağı üzere ana karakteri etrafında dönen bir film Dom Hemingway. Dickie ve Fontain'in, hatta çok süre almasa da Paolina'nın dahi bu tarz hikayeler için gayet alışılmış tiplemeler olmasına rağmen, bir zaman geçirmelik olduğu kabulüyle hareket ederek iyi bir karakter çalışması olduğunu söyleyebilirim filmin. Hemingway'in uzun bir süre içerde kaldıktan sonra suç dünyasının işleyişi dahil bildiği neredeyse her şeyin değiştiği bir evrene tekrar girmeye çalışışı sürecinde yaşadıkları ve bir şeylere tekrar tutunmaya çalışarak mı yoksa geçmişte yaptığı tercihlerini sorgulayarak mı hareket ettiği muğlak düşecek biçimde yeniden bağ kurmaya çalıştığı aile duygusu eğlenceli olmaya çalıştığı her halinden belli bir seyirlik için gayet yerinde işleniyor. Fakat bu tarz filmlerin bence sorunu da bu oluyor, anlatacakları hikayeyi bazı noktalarda fazlasıyla ciddiye alırken bazı noktalarda hiç umursamamasına bir de ağırlık taşımak istemeyen tavrı eklenince ortaya dengesiz bir anlatı çıkıyor. İzlerken bir bakıma eğlendiriyor olsa da geriye kalan haz bir an denk gelinen 4 dakikalık sıradan bir video klip kadar ancak olabiliyor. Dom Hemingway'i beraber bir kategoriye koyabileceğimiz bu filmlerden ayıran en önemli şey ise Jude Law ve Demian Bichir'in performansları olabilir. İki oyuncuya da karşı özel bir ilgim olmasa dahi kendilerini izlemeye alıştığım rollerin ötesinde karakterlerin altına girmişler ve gayet inandırıcı portreler çizmişler. Fakat Law ve Bichir'in takipçileri dışındaki insanları filmi izlemeye itecek güçte etkili olduğunu söyleyemem söz konusu performansların; yalnıza sönük bir filmin geriye kalacak olan yanları.

Suç sinemasının günlük yaşamla buluşma etkinliklerinin örneklerinden birisi olduğu söylenilebilir Dom Hemingway'in, ancak bireysel olarak filmde ilgisini çeken detaylar bulamayan seyirci için, ancak yıllar sonra 2010'larda suç sineması listelerinde kıyıda köşede görülecek ve Law ile Bichir'in alışılmış dışı rolleriyle aktörlerin filmografilerinden bahsedilirken değinilecek olmanın ötesinde akılda kalıcılığı olmayan bir film kendileri. Ha ama suç hikayelerinde var olmaya çalışan herhangi bir figüran ya da karakterin bildik hikayesinin göze bir replikle sürekli sokularak farklı bir kılıfta sergilenmesi merak ediliyorsa uygun bir seyirlik tercihi olur.

sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla:;,

0 tepki:

Yorum Gönder

 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses