21 Aralık 2015 Pazartesi

Creed


Kabul etmek lazım: Rocky serisine yeni bir film evrelerinden Rocky'ye spin-off evresine gelmiş olmak, her şeye rağmen bir ilerlemedir. Stallone'un kariyeri hayli uzun bir sündürmeden ibaret ise, Creed, o sündürmeyi mümkün kılan ilk karakterin, o heyecan verici kıvılcımın taçlandırıldığı bir film oluyor bu haliyle çünkü. Plotuyla aslında umut vaadetmiyor olan Creed de bu sayede biraz değerleniyor diyebiliriz. Ama elbette asıl paye 2 sene önce Fruitvale Station ile Oscar Grant'in öldürülüşünü perdeye taşıyan Ryan Coogler'un; zira seriyi ilk film harici neredeyse hiç umursamamış bende dahi merak uyandırdığını inkar edemem. 

Creed, boks filmlerinin özü olan *sokağı* ön plana alırken aslında ringle alakasının, adeta ana karakteri gibi, bir imajdan ibaret olduğunu gösteriyor. Creed'in ringe ilk çıkışı ne kadar etkileyici bir sekansı meydana getiriyorsa da, final sekansı -veya senaryosunun asıl yakıştığı video oyunlarından alarak; final dövüşü- o çıtayı bu yüzden yakalamayı hedeflemiyor aslında. En başından itibaren motivasyonu cılız kalmış bir karakteri film boyu taşımak pek tabii kolay bir olay değil, zaten bu da Michael B. Jordan'ın adeta aklındaki boksör imajlarından beslenircesine yaptığı alakasız hareketlerle yer yer çatlıyor. Fakat "bir hata" olmadığını ispatlamak için mücadele eden karakter filmin tüm koşuşturmacası içerisinde tıpkı aşk ilişkisi gibi akla yatmıyor. Bu yüzden de filmin Creed'den çok Rocky Balboa hakkında olduğunu söylemek daha doğrusu sanırım, çünkü filmin üzerine inşa edildiği iskelet de ilk Rocky'nin kendisinden bozma adeta. Ama ne yazık ki, kendi adıma Rocky'nin asıl devam filmi olarka gördüğüm Creed aradaki 6 filmi bir çırpıda yok etmiyor. 

Creed'in kendisinden beklenmeyecek kadar iyi bir iş ortaya çıkardığı bir gerçek. Bunu da imrendiği imajlara ve onları kendi anlatısında doğru alıntılarla oturtabilmesine borçlu. Bu sayede, yer yer izleyiciyi kaybetse de nihayetinde vasat bir seyirlik olmayı başarıyor. Fakat bunun ötesinde söylenecek her şey Rocky'nin devam filmleri kadar bayıcı olur, gerçekten.   

sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla:;,

0 tepki:

Yorum Gönder

 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses