3 Kasım 2015 Salı

The Gift


Standart ev-işgali-filmlerini aklın bir köşesinde tutarcasına hikayesine dalıyor The Gift. Bir gerilim filmi olduğunu söylemek mümkünse de bir ev-işgali filmi değil ama. Yalnızca, fazlasıyla deşilmiş bir alanı kendisine yuva olarak benimsediğinden izleyicinin beklentileri üzerinden oynayarak kuruyor hikayesini ve gerilimi daha çok bu eksene oturtuyor. Fakat her hikaye dönüş noktasının birkaç adım öteden -hatta filmin giriş bölümünde as karakterleri iyi kötü gördükten hemen sonra?- tahmin edilebilir olmasıyla anlattığı şeyin olay bazında pek önemli olmadığını düşündürtüyor. Bu durumda doğan problem, filmin bu önem konusundaki yargıyı buna karşılık gelecek bir karakter çalışmasıyla destekleyemiyor olması, ve tüm anlatısı içerisinde merkezde hala diğer ögelerden ziyade birbirini takip eden olayların olması. 

Tahmin edilebilirliğine rağmen The Gift'in beklentiler üzerinden gerilim yaratma başarısıysa daha çok ihtimaller ve filmin kayacağı tür açısından ortaya çıkıyor. Zaten filmin övülecek yönlerinden biri bu kategorik tür anlayışının dışında işlemeye çalışıyor olması, fakat getirmeye çalıştığı son ve ödül-ceza anlayışını hikayeye ısrarla sokuşu hikayesinin kurgusal zeminini bence fazla ıslatıyor, bu yüzden de anlatısı ayakta kalma konusunda sıkıntı yaşıyor. Dikkat çektiği zorbalık konusu ne kadar mühim olsa ve bu tip davranışların yaşamları ne derece etkileyebiliyor olduğu argümanı isabetli olsa da anlatı beceriksizliği sebebiyle ancak kamu spotu ilaveli, benzer filmlerin çizdiği vasatı göremeyen bir olaylar bütününe çeviriyor filmi.   

sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla:;,

0 tepki:

Yorum Gönder

 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses