16 Eylül 2011 Cuma

Magnolia

Ölmek bir an içinde gerçekleşmez, hiçbirimiz bir an gelir de ölmeyiz. Aslında hepimiz her an ölmekteyiz, aslında ölümün içindeyiz. Çünkü yaşamak, ölmekte olmak demek. Belki bunun için herkes, herkesin öleceğini kabullenmiş durumda ve hiçbir şey yaşamadan insanların doğup yaşayıp öldüklerini bu sayede biliyoruz. Belki bu yüzden "ölümün son anından dönen" insanların hayatlarının bir film şeridi gibi gözlerinin önlerinden geçtiğini sanıyoruz. Çünkü ölmekteyiz ve belki yaşam gözler kapanmadan önce gözlerimizin önünden geçen o film şeridi. Bu sayede herkesin "ölümlü" olduğunu biliyoruz ve bunu biliyor olmamıza rağmen her ölümde biraz daha sarsılıyoruz, çünkü hatırlıyoruz. Çünkü bizim geçmişle işimiz bitse bile geçmişin bizimle işi bitmiyor.

Film her sahneyi çekimleri, oyunculukları ve ses kullanımıyla fazlasıyla derinden hissettiriyor. Adeta "modern çağın" bir senfonisi gibi, ufak iniş ve çıkışlarının bir süre sonra tüm salonu inlettiği ve ardından kendi rutin ritmini yarattığı bir senfoni.

sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla:;,

0 tepki:

Yorum Gönder

 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses