11 Eylül 2011 Pazar

Das Leben der Anderen



Uzun zamandır okuduğum eleştiriler ve çevremde duyduğum övgüler nedeniyle izlemeye çekindiğim bir filmdi Das Leben der Anderen. İzlemeden önce böyle tanımlayabildiğim filmin izledikten sonraki tanımı ise elbette daha farklı oluyor: İki saati aşan süresinde bir an bile sıkmayan, izleyeni kendi atmosferi içine almayı başaran çok iyi çekilmiş ve üzerine uğraşılmış detaylarla etkileyici ama çok da güzel olmayan bir film Das Leben der Anderen. Berlin Duvarı yıkıldıktan sonraki fuaye sahnesindeki o diyaloglar Das Leben der Anderen'in çok iyi bir film olduğu gerçeğini değiştirmiyor ama onu güzel bir film olmaktan uzaklaştırıyor.

Yani Berlin Duvarı yıkıldıktan sonra kötü olan her şey bitmedi ve her şey iyi olmadı. Elbette birçok insani açıdan mutluluk vericiydi duvarın yıkılışı ama ne bir mutlu sondu ne de başka çok güzel bir şeylere varıştı. İşte bu noktada olumsuz bir şekilde rahatsız edici bir yönü var filmin.

Lars Von Trier boşuna söylemiyor; "Dünyanın nasıl olması gerektiği konusunda çok emin olan şu iyi niyetli insanlarla da bir derdim var" diye.

sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla:;,

0 tepki:

Yorum Gönder

 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses