27 Aralık 2010 Pazartesi

6 (altı)


Zaman geçiyor ama hiçbir şey olmuyor, daha can sıkıcı durum ise hiçbir şey olmayacak olmasını biliyor oluşum. Ne olmasını beklediğime dair fikrimin olmayışı ise tüm olmayışların esrikliğini içime oturtuyor. Kavgalı olduğum kavramların beni ele geçiriş yöntemlerinin, acı diye bahsettiğimiz hislerin yanlarından geçmiyor oluşu, olan ve olmakta olan şeylerin gereksizliğine mi işarettir, yoksa devam eden bu cümlenin hastalıklı bir benlik tarafından kovalanıyor oluşuna mı, kendimle bunu tartışıyorum. Aklıma iliştirdiğim düşüncelerin anıma takılıp aklımdan kopuşu, aklımı koparışı belki de varlığımın nedenlerine bir galasıdır, her zaman olduğu gibi bilmiyorum. Sessizlikle uğraşılan her anın zevki, seslerin anlamlandığı yerin, nesnelerin ve kişilerin algılayış biçimlerinden kaynaklı bir değerlenmeye tabi tutulup tutulmayacağı ise tamamen gündem dışı. Geçen her şeyin geri geleceği inancı ise uygarlıkların ve insanların döngülerine yapılmış bir ayrıntı kanıt, fakat kimse farkında değil. Oysa sadece inandıkları insanların geri dönüp her şeyi bitirebileceği inancıyla ahlaklarını temellendiren insanların çokluğuyla nefeslenen bir dünya burası. Ya da onlardan farkları olduğuna inanan ve kendi inançlarında da var olanlarla, az önce bahsettiğim inançtakileri suçlayan insanların çokluğuyla. Aman neyse, zaten biz nicelik bakımından herhangi bir zaman bahsedilebilecek çokluğa erişmiş insanlar olamadık hiç. Her şey bir yana yaşıyoruz hala.


Sadece kayıtlarda bulunması açısından, bugün hava dünyanın orta yerinde ağlamak gibi, sadece problem dünyanın orta yerinde olması.


fotoğraflar, rodney smith

sevgi, saygı ve o tarz bilumum duygularla.

0 tepki:

Yorum Gönder


 
Sayfa Üst Görseli Marek Okon'un TOWERS OF GURBANIA isimli illüstrasyonudur.

Sinemaskot © 2008. Müşkülpesent # Umut Mert Gürses